Yazar: Aurélien Bellanger
Özgün Adı: La Théorie de l’information
Özet:
Bellanger, Fransa’nın ilk ve en önemli ücretsiz internet servislerinden biri olan “Free”nin sahibi Xavier Niel’in milyarder olma hikayesinden esinlenerek yazdığı bu romanda, çekingen ve “geek” bir genç olan Pascal Ertanger’nin bilişim teknolojisindeki ilerlemeler sayesinde milyarder olma öyküsünü anlatıyor. Paris’in batısındaki Velizy-Villecomblay banliyösünde yaşayan ve pek de sosyal olmayan Pascal, 1980’lerin başında bilişim teknolojisindeki gelişmeleri keşfeder ve Minitel rose sayesinde köşeyi döner. Minitel rose, telefon hatları üzerinden ulaşılabilen yetişkinler için tasarlanmış bir tür internet öncesi bilişim modelidir. Roman, Etranger’nin başarı öyküsünün yanında Fransa’da Minitel ve onu takip eden cep telefonlarının, internetin 1980’lerden sonraki gelişimini ve tüm bunları uzunca bir süre tekelinde bulunduran France Telekom’un hikayesini anlatıyor. Aynı zamanda da genç milyarderlerin elleri arasındaki dünyanın yeni kaderini.
Kritik'ten,
Roman, yazarın kendi deyişiyle modern bir Balzac romanı olarak değerlendirilebilir. Esinini gerçek bir kahramandan, ismini ise Claude Shannon’un geliştirdiği bir teoriden alıyor olması bunun en manidar göstergeleri. Çünkü yazar, tıpkı Balzac gibi, uzun ve mesafeli tasvirlerle yeni bir insan türünü çizmeye çalışıyor. Bu yeni insan, asosyal ve çekingen ancak genç yaşta bilişim teknolojilerinin önemini kavrayıp bunu paraya dönüştürmeyi başaran yeni bir nesli temsil ediyor. Kahramanın ismi Pascal Ertanger, bu isim bile kesinlikle tesadüfi değil. Fransızcada « etranger », « yabancı » anlamına gelmektedir, bir harf değişikliğiyle –belki de bir harf sürçmesi ile- bu yeni insanı kazara yabancı bir tür olarak takdim ediyor bize yazar. Etranger’nin değişen yazgısının yanında 1948 yılında Claude Shannon tarafından yazılan ve yayımlanan bir makalenin telekomünikasyonda nasıl bir devrime yol açtığının hikayesini de anlatıyor roman. Yazarın üslubunu, Houellebecq’e yakın bulanlar, sanıyorum Houellebecq’in soğukkanlı eleştirel dilinin doruk noktası olan « les particules élémentaires » isimli romanından yola çıkıyorlar. Çünkü bu romanda, Houellebecq de yeni bir tür insanı takdim etmişti bizlere, bir şiirle başlayıp oldukça mesafeli bir dil ile anlatısını sürdürerek. Bellanger 32 yaşında. Romanda felsefeden politikaya bilişimden diğer bilimsel konulardan da başarılı bir şekilde laf açıyor. Okur için, özellikle bilimsel meseleleri tartıştığı bölümlerdeki dil biraz yıldırıcı olabilir. Genç sosyal medya patronlarının Fransa’daki maceralarını ve 1948 yılında dünyamızın başına tam olarak ne geldiğini merak edenler için ideal. Bellanger’nin çeşitli eleştirmenlerce Houellebecq’in veliahtı olmaya aday olarak gösterildiğini de ekleyelim.
1980 doğumlu Aurélien Bellanger, felsefe eğitimi aldı ve doktora seviyesindeyken, eğitimini felsefenin yararsız olduğu gerekçesiyle yarıda bıraktı. Bir kütüphanede çalışmaya başladı ve kendini edebiyat çalışmalarına verdi. Birkaç başarısız denemeden sonra « Houellebecq écrivain romantique » isimli denemesi 2010 yılında Léo Scheer Yayıncılık tarafından kitaplaştırıldı. « La Théorie de l’information » yazarın ilk romanıdır.



